• Şu Başıma Gelenler

    Bir kampçının yıkıldığı o an !!

    Güzelim şişme yatağım patlamış.. Olabilir mi böyle birşey !! Tabi ki olabilir de olmamalıııı…. Çok acı verici olabiliyor, hele ki kampa şişme yatak götürmek için mattan vazgeçmişsen… Öyle de bir yerdeyim ki yenisini alma şansım da yok üstelik.. Gecenin körü, diğer çadır sakinleri uyku moduna geçmişler, benim o kıymetli totoma taşlar batıyor.. olmuyor işte uyuyamıyorum napıyım… Başladım kıyafetleri teker teker altıma dizmeye.. ama poşet vs derken ses de oluyor tabi çadırın içinde.. Sağdan soldan öksürükler, offf sesleri, bir de cık cık sesleri.. Ha yok cik cik kuş sesi değil bu bariz yat zıbar artık tonunda CIK CIK CIK sesi.. Offf gece oldu 3.. Yürüyüş yapıp bir nefes alayım diye attım…

  • Tatilci kafası

    Kampçının yemekle ve mutfak malzemeleriyle imtihanı

    Tabiki önemli bir konu bu.. Hele ki bir tanecik sırt çantasıyla seyahat edenler  için. Tabi araba yada karavanla seyahat ediyorsanız, barbekü sosuna kadar elinizin altındadır, ama unutmayınız ki akşamları gün batımında yaktığınız o mangalın kokusu, mütevazi burun deliklerimizden içeri girerek midemizde kocaman bir çığlığa sebep olabiliyor… Bilmem yeteri kadar acıtasyon yapabildim mi? Şaka şaka, afiyet olsun.. Zaten kamp yapmanın en tatlı kısmı değil mi bu ♣ Şimdi gelelim bize, yani TABANVAYLARA… Malum, ne kadar kullanışlı o kadar iyi, ne kadar fonksiyonel o kadar elzem.. Yani çadırın hafifi, havlunun incesi, bardağın silikonu makbuldür bizim için.. Ve benim gibi lezzetsever biriyseniz, o kamp malzemelerinin içinde tirbişonda bulunur, baharatlık da.. Kamp malzemeleri için…

  • Rota Nereye

    Dalyan’da Kaunos Antik Kenti, Sülüklügöl, İztuzu plajı ve kamp anıları..

    Öncelikle en uygun fiyata scooter Dalyan’da kiralanıyor, bilginiz olsun. Bu yaz günlüğü 50 TL idi. Tabiki daha gelmeden organize etmiştim bile, Çadırı kurduğum gibi kaptım birini..  SülüklüGöl Sabah kahvaltımı eder etmez de soluğu motor tepesinde aldım, İztuzuna doğru yola koyuldum.  Hava biraz kapalıydı, ara ara da ahmak ıslattı. ( o ben oluyorum)  Muhteşem çam ormanlarının arasından geçerken, bünye olumsuz her kodu yok ediyor zaten kendi kendine.. O kadar güçlü bir auranın içine giriyorsunuz ki, o bakir doğa tüm yaraları bereleri seve öpe tedavi ediyor sanki.. Sülüklügöl’e vardığımda bu aşk arşa çıktı resmen, çektim sağa, öylece 1 saat oturmuşum gölün kenarında.. Dingin, huzurlu, rengarenk, kelebekler uçuşuyor kalbimde.. İnanın ben bu tadı…

  • Tatilci kafası

    Kampçının çantasında neler olmalı, benimkinde neler var..

    Wooww bu konu süper ucu açık bir konu… Kar kıyamet tatilcisi var, tatlı su balıkları olan yaz tatilcileri var, berduşlar var, bohem tipler var, süslü kadın tatilciler var, şıpıdık terlikle dünyayı gezenler var.. Yani!! O çanta herkese göre değişir. Hatta yıllara yada keyfine göre senin çantan bile değişir.. Tabi ki bir genel kıstas var ve o listeyi vereceğim de önce, problem bir tek bende mi yoksa sizler de böyle şeyler yaşıyor musunuz diye sormak istiyorum.. Sizin de tatile gitmeden önce tüm hazırlıkları yapıp kenara koyduğunuz çantanın tatil günü gelip çattığında çekmiş olduğunu düşündüğünüz ve hiçbir eşyanızı sığıştıramadığız!! Oldu mu?? Niye benim güzel sırt çantam iki beden küçülüyor ki? Ben onun…

  • Rota Nereye

    Fethiye’de Kayaköy Sanat Kampında hem tatil hem de el emeği var..

    Fethiye ile Ölüdeniz arasında yer alan Kayaköy’de çok keyifli bir sanat kampı var. Domatesini yeşilliğini sabah dalından topladığın, birbirinden farklı atölyelerde yeni deneyimler edindiğin, kendin gibi insanlarla iletişim kurabildiğin, arkadaşlıklar edindiğin ve tüm bunları yaparken muhteşem doğasına hayran bırakan sade bir yer. Kayaköy’de terkedilmiş Rum köyünü de bu arada mutlaka görmelisiniz. Tarihin canlandığını ve bir şeyler söylemeye çalıştığını düşündüğümü söylesem mi !! Dar sokaklara gizlenmiş minik dükkanları, efsane sorbe dondurma yapan yeri ve her adımda önüne gelen kilise ve tarihi kalıntıları daha sonra anlatacağım. Kayaköy Sanat Kampında güne yoga ile başlıyorsun, güzel bir köy kahvaltısından sonra kahveni de içince ayılıyorsun. Atölyelerde Fotoğrafçılık, Seramik, Mandala, Ritm, Ahşap Oymacılık, Resim, Batik, Deri…

  • Rota Nereye

    Marmaris Kalesinde düşünen kadın heykeli varmış :))

    Cidden bir düşünen kadın vardı, karadenizdeki gemileri batırmış, kalesine geri dönmüş, kafasını kaşıya kaşıya tatilin nasıl bu kadar çabuk bitebildiği konusunda kara kara düşünüyor.  10 günlük bir tatil bu kadar hızlı bitebilir mi? geri sarma tuşu nerede !! Neyse neyse, şu an size Marmaris Kalesini anlatmak istiyorum.  Ben gezerken çok keyif aldım. Bodrum’da yaşayan biri olarak her gün dahada kötüleşen Bodrum Kalesinin içler acısı, ağlanası halini gördükten sonra Marmaris Kalesi sanki zamanda yolculuk yaptırıyor insana.. Çevre temizliği, personelin iletişimi gibi dış faktörlerin de başarılı olmasıyla daha da hayran kaldım üstelik.  Kalenin surlarının, mimarisinin ve iç dizaynının aslına uygun restorasyonu kalenin içinde gezerken sizi daha da heyecanlandırıyor.  Marmaris Kalesi ilk olarak…

  • Ne Yemeli

    Kaş, Nereid Meyhane’de parmaklarınızı da yersiniz yemekleri de..

    Bu yaz Bayramda sırt çantamı kapıp çıktım yola.. Antalya’dan Marmaris’e kadar gideyim bakıyım dedim, neler değişmiş neler aynı kalmış.. Tabi Antalya’da ben ufak bir kaza geçirince bir anda “sevmedim seni Antalya, küstüm sana” diyerek pılımı pırtımı toplayıp Kaş’a geldim. E haliyle Bayramda Kaş’ta yer bulunur mu? Tabiki bulunmaz..Millet yol kenarlarına kurmuş çadırlarını.. Seyahat planı yapan herkesin rotasında Kaş varmış demekki, orası kesin.. Neyse Can Mocamp‘a yanık kolum ve 20 kiloluk sırt çantamla attım kendimi. Emrullah dedi yer yok, dedim ki yapmaaa.. :((( – Koluna ne oldu +Dedim kaza yaptım – Bu halde mi tatil yapıcaksın? + On gün iznimi heba edemem, iki güne bişeyim kalmaz benim -Arkadaş tüm çatlaklarda burada……

  • Rota Nereye

    Fethiye Gemiler Koyunda gizli cenneti buldum

    Fethiye’den Kayaköy’e yolunuz düşerse yola biraz daha devam edip Gemiler Koyunu da görmeye gidebilirsiniz.  Şöyle söyliyeyim; aşık oldum..Doğaya denize bakirliğine hayran kaldım.. Gelelim artı ve eksilereee.. Liste biraz kabarık Elbette Türkiye’de devletimiz doğal alanları önüne gelene işletmeciliğe açtığı için, buradaki işletmeci arkadaşlar da kendilerine verilen bu bonkör imtiyazları kullanmayı seçmişler.. Meselaa girişle başlayalım 20 TL motorum ve bana giriş ücreti ödedim. ( Laf aramızda benim küçük scooterım kendisi için de 10 lira ödediğimi görünce kendini abileri gibi sandı, dönüş yolunda baya baya sesi açıldı, o derece ) Peki girdim, park ettim.. Ninja Kaplumbağa kıyafetlerimi çıkartıp palet ve şnorkelimi koluma taktığım gibi sahile indim, şezlonga eşyalarımı koyduğum kii!!  genç bir arkadaş arkamda 15…